prostat kanseri


Güzellik, Estetik ve Bakım rehberiniz
Prostat Kanseri, Tanı ve Tedavi Seçenekleri

Sağlık Konulu Yazılar




bilgi @ guzelrehber.com

11 kişi online

Yasal Uyarı

Gizlilik Sözleşmesi
Privacy Policy


İletişim:


Reklam:


Copyright 2006©
Guzelrehber.com



Prostat kanseri nedenleri, belirtileri, tanı ve tedavisi.
Ana Sayfa  |   Favorilerine Ekle  |   Açılıs Sayfan Yap   |   Site Ekle
Kayıtlı Firmalar:   A   B   C   Ç   D   E   F   G   H   I   İ   J   K   L   M   N   O   Ö   P   R   S   Ş   T   U   Ü   V   Y   Z


Ana Sayfa
> Prostat Kanseri



Prostat Kanseri

Nedenler, Belirtiler, Tanı ve Tedavi Seçenekleri

Bir salgı bezi olan prostatın ortalama boyutları 4x3.5x2.5 cm olup, ağırlığı da 18-20 gramdır. Bu boyutları ile şekli kestaneye benzetilen prostat bezi mesanenin altında, kalın barsağın son kısmı olan rektumun önünde yer alır. Prostatın tam ortasından üretra denilen ve mesaneden idrarı boşaltmaya yarayan kanal geçer. Prostat bezinin hemen altında ise üretranın da içinden geçtiği idrarı tutmamızı sağlayan kas yer alır.



Prostat Kanseri Nedenleri

Prostat kanseri cilt kanserinden sonra erkeklerde en sık saptanan kanserdir. Gelişme nedenleri henüz tam olarak bilinmemektedir. En önemli risk faktörü yaşlanma olup, prostat kanseri gelişme riski 50 yaşından sonra artmaya başlar. Bu nedenle 50 yaş üzeri erkeklerin prostat kanseri açısından incelenmesi uygundur. Önemli risklerden biri de aile hikayesi olup, baba ya da kardeşlerden birinde prostat kanseri olan bir kişinin kansere yakalanma riski iki kat artar. Aşırı yağlı yiyecekler gibi çevresel faktörler de prostat kanseri gelişiminde etkili olabilir. Prostat kanseri görülme riski yağlı yiyeceklerle beslenen Amerika’lılarda, tahıl ve soya ağırlıklı beslenen Japon’lara göre daha fazladır.




Belirtiler

Prostat kanseri genellikle çok yavaş büyüdüğü için yıllarca belirti vermeyebilir. Bu nedenle pek çok erkek kendisinde prostat kanseri olmasına karşın, prostat kanserinden önce başka hastalıklar nedeniyle kaybedilir.

Prostat kanseri özellikle erken evrelerde belirti vermediği için 50 yaş üzeri erkeklerin bu hastalık için doktora başvurmaları ve sonraki yıllarda da düzenli kontrollerden geçmeleri önemlidir.

Bazı hastalarda ise prostat kanserine bağlı büyüme ile idrar kanalı daralır ve idrar yapma zorluğu, sık idrara çıkma, damla damla idrar yapma görülebilir. Ancak bu şikayetler sadece prostat kanserine özgü değildir. Prostat kanserine bağlı olarak menide ya da idrarda kan görülebilir. İleri evrelerde ise özellikle bel ve leğen kemiklerinde ağrılar, halsizlik ve kilo kaybı olabilir. Bu belirtilerden biri ya da birkaçı olduğunda doktor muayenesi ve laboratuar incelemeleri gerekir.

Tanı

Parmakla rektal (makattan) muayene (PRM) ve kanda PSA (prostat spesifik antijen) adlı maddenin düzeyinin ölçülmesi en önemli tanı araçlarıdır. Genellikle 50 yaş üzerindeki sağlıklı erkeklerin PSA ve PRM ile yılda bir kontrolü önerilirken, ailesinde prostat kanseri olanların 40-45 yaşından itibaren bu kontrollere başlaması önerilir.

PRM sırasında eğer parmağın hissedebileceği büyüklükte kanser varsa, bu alan ürolog tarafından sert olarak hissedilir. Her PSA yüksekliği kanser anlamına gelmese de, kanseri olan kişide PSA testi sayesinde kanser, henüz belirti vermediği çok erken aşamalarda dahi tanınabilir. Prostat bezinde üretilen PSA proteinin kan seviyesi, prostat kanseri dışında, prostat iltihaplarında, iyi huylu prostat büyümelerinde, prostat içindeki infarktüslerde ve diğer başka durumlarda da yükselebilir. Bu nedenle her PSA yüksekliğinin kanser anlamı taşımadığını bir kez daha belirtmek yerinde olacaktır. Öte yandan PSA prostat kanseri tanısı konulmuş hastalarda, tedaviye yanıtın ve hastalığın seyrinin izlenmesinde çok önemli bir belirteçtir. Önemli bir diğer nokta da prostat kanserlerinin % 10 kadarında PSA’nın yükselmeyebileceğidir. Bu nedenle PSA’sı normalde olsa, hastaların parmakla makattan muayenesi önem taşımaktadır.

Transrektal ultrasonografi (TRUS):

Rektumdan (makattan) yerleştirilen parmak kalınlığındaki ultrasonografi aleti aracılığı ile prostatın şekli, büyüklüğü ve iç kesimleri hakkında detaylı görüntü alınır. En büyük faydası, prostat bezinden iğne ile parça almak (biyopsi) gerektiğinde iğneyi prostat içinde belirli yerlere yönlendirmede kılavuz rolünü üstlenmesidir. Biyopsi, o bölge lokal ağrı kesicilerle uyuşturulduktan sonra alınır. Biyopsi yapılan hastalarda 1-2 gün idrardan kan gelebilir, menide geçici olarak kan görülebilir. Hastaların % 2-3 kadarında ateş yükselebilirse de bu ateş antibiyotiklerle kontrol altına alınır. Alınan parçanın patolojik incelemesi kanser varlığı hakkında bilgi verir. Ayrıca hücrelerin normal hücre görünümünden ne kadar saptıkları da rapor edilerek bir skor verilir. Bu skor 2-10 arasında olabilir. Skor ne kadar düşükse tümörün büyüme potansiyeli de o kadar yavaştır

Eğer, 50 yaş üzeri bir erkekte PRM veya PSA testinde bir anormallik varsa ultrasonografi eşliğinde prostat biyopsisi gereklidir.

Kanser tanısı alan kişide kanserin yaygınlığına göre hasta evrelendirilir. Bu amaçla ürolog gerekli olgularda bilgisayarlı tomografi, kemik taraması (sintigrafi) ve magnetik rezonans görüntüleme tetkiklerini isteyebilir.

 

Prostat Kanserinde Tedavi

Hastalığın evresi, kişinin genel vücut sağlığı, yaşı, biyopsi skoru, tedavinin kısa ve uzun dönem yan etkileri gibi pek çok parametre bir arada değerlendirilerek tedavi yöntemine karar verilir. Prostat kanseri genellikle çok yavaş ilerleyen bir hastalıktır ve yıllarca belirti vermeyebilir. Bu nedenle bazı hastalarda ‘bekleyerek izleme’ bir yaklaşım şekli olabilir. Kişi böylece diğer tedavi seçeneklerinin yan etkilerinden de korunmuş olur. Ancak, hastalık ilerledikçe, gereken tedavilerin uygulanması kaçınılmaz olmaktadır. Erken evrelerde, özellikle kanserin prostat bezine sınırlı olduğu düşünüldüğünde uygulanabilecek tedavi seçenekleri radikal prostatektomi denilen açık ameliyat ya da radyasyon tedavisi (radyoterapi) dir. Ameliyatın olabilecek yan etkileri peniste sertleşme zorluğu (empotans) ve idrarı kontrol etmede güçlüktür.

Prostatın her iki yanından penise giden ve peniste sertleşmeyi sağlayan sinirler ameliyatta zedelenip, peniste sertleşme zorluğu oluşabilir. Gelişen cerrahi tekniklerle bu ameliyat sırasında belli hastalarda bu sinirleri korumak mümkündür. Ancak bu sinirleri koruyucu yöntemlerin uygulanabilmesi tümörün boyutuna ve yerleşimine bağlıdır. Birincil amacı hastayı kanserden kurtarmak olan radikal prostatektomi ameliyatı sonrasında empotans gelişse bile günümüzde bunu değişik yöntemlerle tedavi etmek mümkündür.
Radyoterapi vücut dışından ya da prostat bezi içine küçük radyoaktif tohumları yerleştirerek yapılabilir. Radyasyon tedavisi de iktidarsızlık, idrarı yapmakta zorlanma, makatta hemoroid benzeri rahatsızlıklar, ishal, karın ağrısı, halsizlik gibi yan etkilere neden olabilir.

İlerlemiş prostat kanserinin tedavisinde amaç, kanserin büyümesinin durdurulması ve var olan belirtilerin şiddetinin azaltılmasıdır. Prostat kanseri testosteron gibi erkeklik hormonlarının etkisiyle büyür. Bu hormonların çok büyük kısmı testislerde (yumurtalar) üretildiği için ilerlemiş hastalığı olanlarda bu kaynakların susturulması gerekir ki bu tedavi şekline hormonal tedavi denilmektedir. Hormonal tedavi orşiektomi denilen testislerin ameliyat ile alınması ile yapılabilir. Bu işlem için genel anestezi verilmesi ya da hastanede yatmak gerekmeyebilir ve hasta ameliyattan 6-8 saat sonra evine gidebilir. Hormonal tedavi ameliyat yapılmadan da testislerden testosteron hormonu üretimini baskılayan iğne ve ilaçlarla da yapılabilir. Ancak bu tedavi şekli ameliyata göre daha pahalıdır. Hormonal tedavi vücutta sıcak basması, iktidarsızlık, meme başlarında hassasiyet ve büyüme gibi yan etkilere yol açabilir. Tüm bu tedavilerden başarı elde edilemezse kemoterapi yöntemleri devreye konabilir.



Prof. Dr. Sümer BALTACI
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı

Muayenehane:
Adres: İran Cad. 15/15 Kavaklıdere / Ankara
Tel: 0 312 4272274
Fax: 0 312 4272275
E-mail: sbaltaci@hotmail.com

 

 


Dış Bağlantılar
  • Estetik
  • Saç Ekimi
  • Güzelonline
  • Hamilelik ve Dogum
  • Faydali Siteler
  • Hastane Adresleri
  • Göz Merkezleri
  • Diş Doktorlari



  • Sitemizle ilgili konularda okurlarımızla paylaşmak istediğiniz yazı, inceleme veya araştırmanız varsa email adresimize gönderebilirsiniz.