Ana Sayfa > Estetik
Mirocerrahi ile yenilenen organlar
El, çene, burun ya da meme...Mikroskop, çıplak gözle görülemeyecek kadar ince özel bir ip ve minik damarları tutabilecek kadar ince malzemeler... Bunların hepsi çok ince olan damarların ve sinirlerin dikilerek birleştirilmesini sağlayan mikrocerrahi tekniğinde kullanılıyor. Bu teknik sayesinde vücudun hemen her bölgesinde oluşan doku veya organın kaybına çözüm bulunabiliyor.
|
|
Baş-boyun bölesinde ÇENE ONARILIYOR
Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Şükrü Yazar, mikrocerrahi tekniğiyle baş ve boyun bölgesinde pek çok organın onarılabildiğini ya da yeniden oluşturulabildiğini belirtiyor, örneğin, tümör nedeniyle alt çenenin tümünün veya bir kısmının cerrahi işlemle alınması gerekebiliyor. Bunun sonucunda çene bölgesinde oluşan büyük doku kaybı nedeniyle hastanın yaşam kalitesi ciddi boyutlarda bozuluyor. İşte bu noktada mikrocerrahi devreye giriyor. Bu teknikle bacak, kasık veya sırt bölgesinden kemik, cilt ve bunları besleyen damarlar birlikte alınarak doku kaybı olan bölgeye naklediliyor ve çene onarılıyor. Aktarılan bu yeni dokuların beslenmesi için de o bölgedeki damarlarla aktarılan dokuların damarları mikroskop altında kan dolaşımını sağlayacak şekilde uç uca dikiliyor. |
İş kazaları ülkemizde sıkça rastlanan sorunlardan. Op. Dr. Şükrü Yazar, özellikle atölyelerde tümüyle kopan saçlı derilerin hastaneye uygun şartlarda ulaştırıldığı takdirde mikrocer-rahi tekniğiyle yeniden dikilebildiğini söylüyor. Yine tümör veya travma sonucu burnunu yitiren hastalara, önkoldan alınan parçalarla hazırlanan burun nakledilebiliyor. Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. İsmail Kuran, bir kaza sonucu yerinden kopan kulağın da mikrocerrahi tekniğiyle yerine dikilmesinin mümkün olabildiğine dikkat çekiyor.
Ateşli silahlar nedeniyle oluşan yaralanmalar sonucunda burun ile üst ve alt çenenin yok olması da, insanın tüm yaşantısını altüst edilebiliyor. Günümüzde aynı anda koldan, kalçadan ve bacaktan yüz bölgesine doku nakli yapılabiliyor. Doç. Dr. İsmail Kuran, bu sayede hastaya yeni bir üst ve alt çene ile burun oluşturulabildiğini belirtiyor. Ayrıca mikrocerrahi yöntemiyle koldaki deri tüp haline getirilerek tümör nedeniyle yitirilen yemek borusu onarılabiliyor. Kaza veya tümör nedeniyle yüz felci olan bir hastada, bu bölgeye hareket kazandırmak amacıyla kas ve sinir aynı anda taşınıyor. Böylece zaman içinde felçli bölgeye fonksiyon kazandırılabiliyor. Ayrıca yüz bölgesini tutan Romberg hastalığında yüzün yumuşak dokuları, tüm yağ dokusu kemik dokularıyla birlikte eriyor. Bu tek tarafla ya da iki taraflı olabiliyor. Bu hastalarda sırt ya da karın derisi üzerindeki bölüm inceltilerek, dolgu amacıyla mikrocerrahi yönteminden yararlanılıyor. Bu sayede hastanın yüzündeki çöküntü giderilebiliyor.
Kol bölgesinde EKSİK PARMAKLAR TAMAMLANIYOR..
Mikrocerrahi, el cerrahisinin ayrılmaz bir parçası. Op. Dr. Yazar'a göre, amaç travma sonucu kopmuş el veya diğer organların hemen yerine dikilmesi. Ancak bazen bu mümkün olamıyor. Bu hastalarda yani el parmakları kopmuş ve zamanında yerine dikilememiş veya eksik parmakla doğmuş çocuklara, günlük aktivitelerinde rahatlıkla kullanabilecek kadar fonksiyonel ve daha iyi estetik görünüm sağlamak amacıyla ayak parmakları eksik olan el parmaklarının yerine nakil edilebiliyor. Mikrocerrahi; el ve üst ekstremiteye ait sinir sıkışmaları, romatoid artrit ve diğer artritler nedeniyle gelişen şekil ve fonksiyon bozuklukları, parmak fazlalığı veya yapışkanlığı gibi doğumsal el anomalileri, elde yanık sonucu oluşmuş yapışıklıklar gibi sorunlarda da çözüm sunuyor. Dr. Yazar, mikrocerrahi tekniğinden organın kayıp olan fonksiyonlarının yeniden kazandırılması amacıyla da yararlanıldığını belirtiyor. Örneğin travma sonucu elin parmaklarını hareket ettiren sinir kesildikten sonra tedavi edilmemişse oradaki kas işlevini yerine getiremez hale gelebiliyor. İşte bu durumda vücudun başka bir bölgesinden alınan kas siniriyle birlikte o bölgeye transfer edilerek organın fonksiyonunu yeniden kazanması sağlanabiliyor.
Gövdede YENİ MEME YAPILIYOR...
Meme kanseri, erken tespit edilmediği takdirde tümörün bulunduğu memenin tümüyle alınması gerekebiliyor. Meme kadınlık simgesi olduğu için, mastektomi yönteminden sonra pek çok kadın ruhsal bunalıma giriyor. İşte bu noktada rekonstrüksiyon tekniği yine devreye giriyor; karından benzer niteliklere sahip cilt ve yağ dokusu alınarak hastaya yeni bir meme yapılıyor. Op. Dr. Şükrü Yazar, günümüzde mikrocer-rahi tekniklerindeki ilerlemeler sayesinde, bu işlemin karın kasına zarar vermeden, gerçekleştirildiğini belirtiyor. Meme rekonstrüksiyonunda genellikle hastanın kendi dokusu tercih ediliyor. Sıklıkla karın bölgesindeki cilt ve cilt altındaki yağ dokusu ve bunların beslenmesini sağlayan kas meme şeklini oluşturacak şekilde hazırlanıyor. Ardından kas takla attırılarak meme bölgesine taşınıyor. Bu yöntemde karın ön duvarını oluşturan kaslardan biri kullanıldığı için bazen karın ön duvarında zayıflama veya fıtık oluşma gibi riskler olabiliyor. Ancak mikrocerrahideki ilerlemeler sonucu karın kasını kullanmadan ve kasa zarar vermeden karın cildi ve cildin altındaki yağ dokusunu besleyen damarlar kasın içinden ayıklanabiliyor ve hazırlanan doku damarlarıyla birlikte meme bölgesine getiriliyor. Daha sonra dokuyu besleyecek olan göğüs bölgesindeki damarlara mikroskop altında özenle dikiliyor. Bu sayede karın bölgesindeki kasın fonksiyonları da korunmuş oluyor. Böylece hasta hem yeni bir memeye sahibi oluyor, hem de karın bölgesindeki yağlarından kurtuluyor. Doç. Dr. İsmail Kuran, karın ameliyatı geçiren ya da karın dokusu göğüs yapmak için kullanılamayacak olan hastalarda kalçadan yarım ay tarzında alınacak olan dokuyla yine mikrocerrahi yöntem kullanılarak yeni bir meme yapmanın mümkün olabildiğini vurguluyor.
Bacak bölgesinde KOPAN BACAK DİKİLİYOR
Mikrocerrahinin bir diğer önemli alanlarından biri, özellikle trafik kazalarında travmaya en çok maruz kalan bölgelerden biri olan bacaklarda gelişen doku kayıplarını onarmak. Op. Dr. Şükrü Yazar, bunun için genellikle diğer bacaktan veya vücudun başka bölgesinden cilt, kas veya kemikli dokunun alınıp, hasar gören bölgeye transfer edildiğini belirtiyor, özellikle trafik kazalarında veya açık kırıklarda bacak bölgesinin yumuşak doku örtüsü olmadığı bölümlerde kemik iyileşmesi gecikiyor, hatta kemik iltihapları oluşabiliyor. |
|
Doç. Dr. İsmail Kuran, bu durumda özellikle ayak bileği çevresindeki açık yaraların kapatılmasında mikrocerrahi yönteminin çok önemli bir yere sahip olduğunu belirtiyor. Sırt ve karın kaslarının ayak bileğine nakli hastaya önemli yararlar sağlıyor. Bu sayede kemik yeniden kaynıyor, enfeksiyon oluşumu ortadan kalkıyor ve hasta yeniden yürüme şansına sahip oluyor. Eskiden geçirilmiş ve iyi şekilde tedavi edilmemiş bacak yaralanmalarında kemik iltihabı oluşmuşsa, ortopedistlerle birlikte yapılan bazı ameliyatlarla hastalıklı kemik bölümü çıkarılıyor. Ardından bu bölgeye yumuşak doku ve kas nakli yapılıyor. Bunun sonucunda kemik hızla iyileşmeye başlıyor. Bunların yanı sıra mikrocerrahi yöntemle kopan bacak ve ayak bileği de yerine dikilebiliyor.
Cinsel organlarda PENİS VE VAJİNA ONARILABİLİYOR
Yazılı ya da görsel basında kaza sonucu kaybedilen penis haberlerine sıkça rastlıyoruz. Doç. Dr. İsmail Kuran, bu durumda kol veya bacaktan kemik de içerecek şekilde transfer edilen dokularla yeniden penis oluşturabildiğini söylüyor. Eğer koldan bir penis oluşturulacaksa aynı evrede ya da ikinci evrede organa bir mutluluk çubuğu ilave edilerek erkeğin cinsel ilişkiye girmesi sağlanabiliyor. Vulva kanserlerinde de çok geniş bir alanda dokunun çıkarılması gerekebiliyor. Mikrocerrahi yöntemiyle vulva yeniden onarılabiliyor.
Kaynak: Formsante